HERHANGİ BİR ZAMAN HİKAYELERİ (SON)
SON
10.BÖLÜM
10.BÖLÜM
Evet. Yine bir hastane odası yine o pis koku. Neden insanı
hemen hastaneye getirirler ki. Alt tarafı bayılmıştım. En son yaşadıklarımı
anımsamaya çalışarak burada ne kadar zamandır yattığımı hatırlamaya çalıştım.
Etrafıma bakındığımda odada yalnız olmadığımı fark ettim. Ayak tarafımda ki
koltukta gözlüklerini burnunun ucuna kadar indirmiş ,ayak ayak üstüne atmış
beklemekten sıkılmışçasına öylece gazete okuyan ihtiyar lokantacıyı gördüm. Uyandığımı
fark edince ;
-Ailenden birileri yolda evlat seni almaya geliyorlar. Artık
ülkene dönme vakti geldi”
Çok bozulmuştum. Ne demek beni almaya geliyorlar? Acaba ben
gitmek istiyor muyum?. Ben burada yaşamak istiyorum. Dönmek istemiyorum ki ..Bunları
içimden geçirirken omzumu silktim. İhtiyar bana; “Ne o dönmek istemiyor musun?”diye
sordu. “Hayır”dedim.
-Bak evlat doktorunla konuştum tedavi olman gerekli. Burada
yalnız daha fazla yapamazsın ülkene dönsen iyi edersin…” Burdan sonra bir çok
öğüt ve telkin verdi ama ben onu dinlemiyordum. Küçük Marko acaba gelirmiydi
hastaneye ? Nereden bilecekti ki… Ailemden kim geliyordu beni almaya acaba. ?
İhtiyar gitmiş bende uykuya dalmıştım. Gece yarısına kadar
ufak kabuslar ve ağrılarla birkaç defa uyanmıştım. Bu sefer koridorda adımın
yankılandığını duydum Rıza! Sonra pekte akıcı olmayan İtalyanca konuşmalar…
Kalkıp bakmak istedim .Yerimden doğrulduğum anda kolum koparcasına bir acı
hissettim .Sanki birisi beni hızlıca geri çekmişti. Bir kelepçe .Hastaları kaçmasınlar
diye bağladıkları bir kelepçeyle beni yatağa bağlamışlardı. En ufak bir anlam
vermeden şok içinde koluma bakıyordum.O sırada dışarda ki sesler kesilmişti. Büyük
ihtimalle doktorun odasında hastalığın derecesinden ilerlemesinden
bahsedilecekti.
Babası yabancı dil bilmediğinden Rıza nın en iyi arkadaşlarından
birisiyle gelmişti. Doktorla konuştuklarında babası ikinci bir şoku
yaşamıştı.Rıza sadece beyin tümörleriyle değil bir çok şeyle savaş veriyordu.O
kazadan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmamıştı. Doktor psikiatri servisi için bilgi
alıyordu. Babası olayı şöyle anlattı. “Karısıyla daha birkaç aylık evliydi
.Birbirlerini çok severlerdi ama çok da tartışırlardı.Öyle ki tartışmalarında
barışmaları günler sürerdi. Bir gün yine tartışıp eve giderken hanım kız çok
sinirlenmiş . Tam arkasını dönüp Rıza ya bir şeyler söyleyecekken bir araba
çarpmış ve… Sonra hastaneye götürdüklerinde hamile olduğunu öğrendik. Rıza’m
daha toparlayamadı.Hatta bir ara kendini suçluyordu. Şimdi olsa torunum 7 8 yaşlarında olacaktı. Çok zor
dönemlerden geçtik. Tam düzeldi dedik buraya yolladık her şey daha da kötü oldu.
En büyük hayalleri buraya tatile gelmekti. Ama parayı
toplayamamışlardı önümüzde ki yaza gideriz diyorlardı. Hanım kızımız çok iyi birisiydi.Allah
rahmet eylesin.”
Doktor sükunetle tüm yaşananları derin bir üzüntü içinde
dinlemişti. “Demek ararken hastalandığı küçük beyefendi “o” öyle mi? Diye kendi
kendine konuştu. Anlamadıklarını fark eden doktor açıkladı.
“Oğlunuz ; yedi sekiz yaşlarında bir çocuk görüyor ve onunla
konuşuyor hatta onunla lokantada yemek yediğini sanıyor. Onu evine götürdüğünü
sonrasında kaybettiğini sanıyor bu yüzden hastalandı , onu ararken…Önceki
gelişinde anlamıştık fakat emin olamamıştık görgü tanıkları da anlatınca iyice
emin olduk.” Tercüme bitmesine rağmen duyduklarından hiçbir şey anlamayan baba dehşet
içinde doktora bakıyordu. “Nasıl yani?”
Doktor : Şöyle efendim .Oğlunuz yaşamış olduğu travmanın
etkisiyle hayal dünyasında yaşıyor. Muhtemelen Marco diye aradığı çocuk kendi
kazada annesinin karnında ölen oğlu. Buraya gelme sebebi de, Marco da , sizin
oğlunuzun hayal dünyasında bastıramadığı şeylerin açığa vurma şekli. Yani
oğlunuz maalesef bir Şizofreni…
SON



Yorumlar
Yorum Gönder